Verb

belächeln

küçümseyerek gülmek, dudak bükmek, alaycı bir şekilde gülümsemek

Sie belächelte seine naive Idee.

Onun saf fikrine dudak büktü.

Er wurde für seine Vorschläge belächelt.

Önerileri yüzünden küçümsendi.

((j-n/et4)) belächeln birini/bir şeyi küçümseyerek gülmek Onun fikrine dudak büktüler.

Synonyms: verspotten (alay etmek), herabsehen auf (tepeden bakmak); Antonyms: bewundern (hayran olmak), respektieren (saygı duymak)

'be-' öneki (bir şeye yönelik eylem belirtir) + 'lächeln' (gülümsemek). Birine veya bir şeye *yönelik* gülümsemek anlamına gelir, genellikle küçümseyici bir şekilde.

Birini ciddiye almadığınızı göstermek için ona 'yönelik' (be-) bir 'gülümseme' (lächeln) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.