Verb

versichern

sigortalamak, temin etmek, güvence vermek

Ich versichere mein Haus gegen Feuer.

Evimi yangına karşı sigortalatıyorum.

Er versicherte mir, dass alles gut wird.

Her şeyin yoluna gireceğine dair bana güvence verdi.

Ich kann dir versichern, dass es sicher ist.

Seni temin ederim ki güvenli.

Er versicherte sich seiner Unterstützung.

Onun desteğinden emin oldu.

((et4)) ((gegen+4)) (bir şeyi4) (bir şeye4 karşı) sigortalamak Arabamı hırsızlığa karşı sigortalattım.

((j-m)), dass ... (birine3) ... olduğuna dair güvence vermek Bana yardım edeceğine dair güvence verdi.

sich ((et2)) versichern (bir şeyden2) emin olmak Onların onayından emin oldu.

Eş anlamlılar: garantilemek, temin etmek; Zıt anlamlılar: şüphelenmek

'ver-' (tamamlama veya değişiklik için kullanılan bir ön ek) + 'sicher' (emin, güvenli). Kelimenin tam anlamıyla 'emin/güvenli kılmak'.

'sicher' (emin/güvenli) ile bağdaştırın. Bir şeyi 'versichern' yaptığınızda onu 'emin' kılarsınız (sigortalarsınız). Birini 'versichern' yaptığınızda onu 'emin' kılarsınız (temin edersiniz).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.