Verb

beziehen

temin etmek, taşınmak, atıfta bulunmak, kaplamak

Wir beziehen unsere Waren direkt vom Hersteller.

Mallarımızı doğrudan üreticiden temin ediyoruz.

Nächste Woche beziehen wir die neue Wohnung.

Haftaya yeni daireye taşınıyoruz.

Ich beziehe mich auf Ihr Schreiben.

Mektubunuza atıfta bulunuyorum.

Sie muss das Bett frisch beziehen.

Yatağı taze çarşafla kaplaması gerekiyor.

((et4)) ((aus+3 / von+3)) ...4'ü ...3'ten temin etmek Elektriğimizi yenilenebilir kaynaklardan temin ediyoruz.

((et4)) ...4'e taşınmak Yeni bir daireye taşınıyorlar.

sich ((auf+4)) ...4'e atıfta bulunmak Konuşmamıza atıfta bulunuyorum.

((et4)) ((mit+3)) ...4'ü ...3 ile kaplamak Yatağı yeni çarşaflarla kaplıyor.

Eşanlamlılar: erhalten (almak), einziehen (taşınmak); Zıtanlamlılar: verlassen (ayrılmak), abgeben (vermek)

'be-' öneki (bir şeye etki etmek) + 'ziehen' (çekmek). Bir kaynaktan bir şey 'çekmek', yeni bir eve 'taşınmak' veya bir şeyin üzerine bir kılıf 'çekmek' anlamına gelir.

Farklı bağlamlarda 'çekmek' eylemini düşünün: bir tedarikçiden mal çekmek, yeni bir daireye kendini çekmek (taşınmak), bir tartışmada bir referansa atıfta bulunmak veya bir yatağın üzerine bir örtü çekmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.