Verb

platzieren

yerleştirmek, koymak, yatırım yapmak, sıralamak

Er platzierte die Vase auf dem Tisch.

Vazoyu masanın üzerine yerleştirdi.

Sie konnte sich im Rennen gut platzieren.

Yarışta iyi bir derece elde etmeyi başardı.

Er hat sein Geld klug platziert.

Parasını akıllıca yatırdı.

((et4)) ((bir yere)) bir şeyi bir yere yerleştirmek Er platzierte die Vase auf dem Tisch.

sichAkk ((iyi/kötü)) (yarışmada) iyi/kötü bir derece almak Sie konnte sich im Rennen gut platzieren.

((para)) ((bir şeye)) bir şeye para yatırmak Er hat sein Geld in Aktien platziert.

Eş anlamlılar: stellen (dik koymak), legen (yatay koymak), positionieren (konumlandırmak); Zıt anlamlılar: entfernen (kaldırmak), wegnehmen (alıp götürmek)

Almanca 'Platz' (yer, meydan) kelimesinden ve '-ieren' fiil ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir yer vermek' demektir.

Bir şeyi 'platzieren' etmek, onu kendi 'Platz'ına (yerine) koymaktır. Bağlantı çok açıktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.