der Anspruch
Çeviri
hak, talep, iddia, beklenti
Örnekler
Er hat Anspruch auf Urlaub.
Onun tatil hakkı var.
Sie stellt hohe Ansprüche an sich selbst.
Kendine karşı yüksek beklentileri var.
Das genügt meinen Ansprüchen nicht.
Bu benim beklentilerimi karşılamıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
bir şeye hakkı olmak ((auf+4)) Onun tatil hakkı var.
birine karşı taleplerde bulunmak ((an+4)) Çalışanlarına karşı yüksek talepleri var.
Benzer Kelimeler
Forderung (talep), Recht (hak), Erwartung (beklenti)
Etimoloji
'ansprechen' (hitap etmek) fiilinden gelir. Bir şey için birine 'hitap etme' eylemi, 'talep' veya 'hak' fikrine yol açar.
Hafıza İpuçları
'an' (ona) + 'sprechen' (konuşmak) olarak düşünün. 'Anspruch', hakkınız olan bir şeyi talep etmek için birine 'konuşmanızdır'.