der Ausschlag
Çeviri
döküntü, isilik, sapma (ibrenin), belirleyici faktör
Örnekler
Er hat einen Ausschlag am Arm.
Kolunda bir döküntü var.
Der Ausschlag des Messgeräts war deutlich.
Ölçüm cihazının sapması netti.
Seine Stimme gab den Ausschlag für die Entscheidung.
Onun oyu karar için belirleyici faktör oldu.
Dilbilgisi Kalıpları
((döküntü)) olmak döküntü olmak Kolunda bir döküntü var.
((bir şey için)) ((belirleyici faktör)) olmak bir şey için belirleyici faktör olmak Onun oyu karar için belirleyici faktör oldu.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ausschlagen' (dökmek, sapmak) fiilinden gelir. 'aus' (dışarı) ve 'Schlag' (vuruş) kelimelerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin 'dışarıya doğru vurduğunu' ('ausschlagen') düşünün: deriden çıkan bir döküntü veya merkezden sapan bir ibre gibi.