Nomen

der Bedarf

ihtiyaçlar, talepler, gereksinimler, lüzumlar

Die Bedarfe der Kunden sind unterschiedlich.

Müşterilerin ihtiyaçları farklıdır.

Wir analysieren die Bedarfe für das neue Projekt.

Yeni proje için gereksinimleri analiz ediyoruz.

Die Firma deckt die Bedarfe des Marktes.

Şirket pazarın taleplerini karşılıyor.

Bedarf ((an+3)) (-e) ihtiyaç/talep Nitelikli işçilere büyük bir talep var.

den Bedarf ((an+3)) decken (-in) ihtiyacını/talebini karşılamak Üretim talebi karşılayamıyor.

Eş anlamlılar: die Notwendigkeit (gereklilik), die Anforderung (talep); Zıt anlamlılar: der Überfluss (fazlalık)

`dürfen` (ihtiyaç duymak, izinli olmak) fiiliyle ilgilidir. `be-` öneki ve `darf` (`dürfen`'in bir çekimi) bir şeye ihtiyaç duyma durumunu belirtir.

'Bedarf' kelimesini 'bir darf' (bir darbe) gibi düşünün. Bir darbe aldığınızda tıbbi 'ihtiyacınız' olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.