Verb

erkennen

tanımak, farkına varmak, idrak etmek

Ich habe dich an deiner Stimme erkannt.

Seni sesinden tanıdım.

Er erkannte die Gefahr zu spät.

Tehlikeyi çok geç fark etti.

((j-n/et4)) ((an+3)) erkennen birini/bir şeyi bir şeyden tanımak Seni ceketinden tanıyorum.

((et4)) erkennen bir şeyi fark etmek/idrak etmek Hatasını fark etti.

Eşanlamlılar: identifizieren, wahrnehmen; Zıtanlamlılar: verkennen (yanlış tanımak)

'er-' öneki (başarıyı belirtir) + 'kennen' (bilmek, tanımak). 'Bilmeye başlamak' veya 'bilgiye ulaşmak' anlamına gelir.

'kennen' fiilinden daha derin bir anlamı vardır. Birini 'kennen' (tanırsınız), ama yıllar sonra sesinden 'erkennen' (tanırsınız/ayırt edersiniz).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.