erzählen
Çeviri
anlatmak, bahsetmek, hikaye etmek
Örnekler
Er erzählt eine Geschichte.
O bir hikaye anlatıyor.
Erzähl mir von deinem Tag.
Bana gününden bahset.
Sie erzählt, was passiert ist.
Ne olduğunu anlatıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) birine bir şey anlatmak O, çocuklara bir hikaye anlatıyor.
((von+3)) bir şeyden bahsetmek Japonya seyahatinden bahsediyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: berichten (bildirmek), schildern (tasvir etmek); Zıt anlamlılar: schweigen (susmak), verschweigen (gizlemek)
Etimoloji
er- (tamamlama bildiren ön ek) + zählen (saymak). Başlangıçta 'sayıp dökmek' anlamına geliyordu, bu da 'ayrıntılı anlatmak' anlamına evrildi.
Hafıza İpuçları
Bir hikayenin ayrıntılarını 'sayarak' (zählen) 'anlattığınızı' (erzählen) düşünün.