adjective

fucked

mahvolmuş, bozuk, sıçmış, bitik

The engine is completely fucked.

Motor tamamen bozulmuş.

If I fail this exam, I'm fucked.

Bu sınavdan kalırsam sıçtım.

He was too fucked to drive home.

Eve arabayla dönemeyecek kadar kafası iyiydi.

((olmak)) fucked bozuk veya mahvolmuş olmak The printer is fucked again.

((olmak)) fucked çok zor bir durumda olmak If we miss this deadline, we're fucked.

Synonyms: ruined, broken, screwed, doomed; Antonyms: fine, okay, working

'to fuck' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Sıfat anlamını, fiilin 'mahvetmek' anlamından alır ve mahvolmuş bir durumu tanımlar.

Bir şeyin bozuk olduğu veya bir kişinin ciddi belada olduğu bir durumu tanımlayan çok güçlü, gayriresmi bir sıfat. Ayrıca aşırı yorgun veya sarhoş anlamına da gelebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.