adjective

gutted

yıkılmış, morali çok bozuk, hayal kırıklığına uğramış

She was gutted when her team lost.

Takımı kaybettiğinde yıkılmıştı.

I'm gutted that the concert was cancelled.

Konserin iptal edilmesine çok üzüldüm.

((to be)) gutted ((about/that ...)) (bir şey) hakkında büyük hayal kırıklığına uğramak. I was gutted that I missed the party.

Eş anlamlılar: devastated, crushed, heartbroken, disappointed

'To gut' (içini boşaltmak) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir. Duygu o kadar güçlüdür ki sanki iç organlarınız çıkarılmış gibidir.

O kadar derin bir hayal kırıklığı hissi düşünün ki, sanki bir balık gibi 'içiniz boşaltılmış' ('gutted') gibi hissediyorsunuz. Bu çok yaygın, resmi olmayan bir İngiliz ifadesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.