noun

standoff

açmaz, çıkmaz, karşı karşıya gelme

The negotiations ended in a standoff.

Müzakereler bir açmazla sonuçlandı.

There was a tense standoff between police and protesters.

Polis ve protestocular arasında gergin bir karşı karşıya gelme yaşandı.

((A ile B arasında)) A ile B arasında bir karşı karşıya gelme İki lider arasında gergin bir karşı karşıya gelme yaşandı.

Eş anlamlılar: deadlock, stalemate, impasse; Zıt anlamlılar: agreement, resolution

'Uzak durmak' anlamına gelen 'to stand off' öbek fiilinden gelir. İki tarafın mesafelerini koruduğu ve taviz vermediği bir durumu tanımlar.

İki kişinin birbirinden 'uzak durduğunu' (stand off) ve bir anlaşmaya yanaşmayı reddettiğini hayal edin. Bu görsel, açmazı temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.