noun

tinderbox

çakmak kutusu, barut fıçısı, patlamaya hazır durum

The region is a political tinderbox.

Bölge siyasi bir barut fıçısı.

He kept an old tinderbox on the mantelpiece.

Şömine rafında eski bir çakmak kutusu saklıyordu.

siyasi bir ((barut fıçısı)) şiddete dönüşmesi muhtemel bir durum The city became a political tinderbox.

Synonyms: powder keg (barut fıçısı), flashpoint (parlama noktası), hot spot (sıcak nokta); Antonyms: (yok)

'tinder' (kav, tutuşabilir malzeme) ve 'box' (kutu) kelimelerinden oluşur.

Tek bir kıvılcımla tutuşmaya hazır, kuru kav dolu bir kutu hayal edin. Bu imge, mecazi anlamdaki 'patlamaya hazır durum'u hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.