noun

bug

böcek, hata, mikrop, dinleme cihazı

A small bug was crawling on the leaf.

Yaprağın üzerinde küçük bir böcek sürünüyordu.

I think I'm coming down with a stomach bug.

Sanırım mide gribi oluyorum.

The programmer is trying to fix a bug.

Programcı bir hatayı düzeltmeye çalışıyor.

bir böcek bir haşere Yaprağın üzerinde küçük bir böcek sürünüyordu.

bir mide/grip mikrobu hafif bir hastalık Sanırım mide gribi oluyorum.

sistemde/yazılımda bir hata bir kusur Programcı bir hatayı düzeltmeye çalışıyor.

insect, glitch, virus, error

Orta İngilizce'deki 'bugge' (korkutucu hayalet) kelimesinden gelir. 'Böcek' anlamı 17. yüzyıldan kalmadır. 'Hata' anlamı, bir bilgisayara sıkışan bir güve hakkındaki bir anekdotla popüler hale gelmiştir.

Küçük bir 'böceğin' (bug) bir makineye girip bir 'hata' (bug) yaratması ve bu yüzden sizin bir 'mikrop' (bug) kapmanız gibi bir hikaye düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.