Verb

um|gehen

başa çıkmak, davranmak, etrafından dolaşmak, kaçınmak

Er kann gut mit Stress umgehen.

Stresle iyi başa çıkabiliyor.

Ein Gerücht geht in der Schule um.

Okulda bir dedikodu dolaşıyor.

Wir müssen diese Regel umgehen.

Bu kuralın etrafından dolaşmalıyız.

mit j-m/et3 umgehen biriyle/bir şeyle başa çıkmak Er kann gut mit Kindern umgehen.

et4 umgehen bir şeyden kaçınmak/etrafından dolaşmak Der Fahrer umgeht den Stau.

um|gehen (sein) dolaşmak (örn. dedikodu) Ein Gerücht geht um.

Eş anlamlılar: (mit etw.) handhaben, bewältigen; (etw.) vermeiden, ausweichen

'um' (etrafında) + 'gehen' (gitmek). Kelimenin tam anlamıyla 'etrafında gitmek'.

Ayrılabilir 'umgehen' 'dolaşmak' (dedikodu vb.) anlamına gelir. Ayrılamayan 'umgehen' ise 'başa çıkmak' (bir sorunun etrafından dolaşmak) veya 'kaçınmak' (bir engelin etrafından dolaşmak) anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.