holen
Çeviri
getirmek, alıp getirmek, çağırmak
Örnekler
Ich hole die Zeitung.
Gazeteyi alıp geliyorum.
Kannst du die Kinder von der Schule holen?
Çocukları okuldan alabilir misin?
Hol mal tief Luft!
Derin bir nefes al!
Ich hole mir einen Kaffee.
Kendime bir kahve alıyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi almak/getirmek Bir bardak su getireceğim. Ich hole ein Glas Wasser.
((j-n)) birini almak/çağırmak Doktoru çağırmalısın. Du musst den Arzt holen.
kendine ((et3)) ((et4)) almak Kendime bir sandalye alıyorum. Ich hole mir einen Stuhl.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'daki 'holōn' (çekmek) kelimesinden gelir. İngilizce 'to haul' (çekmek, taşımak) kelimesiyle kökteştir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi bir yerden alıp getirme eylemini düşünün. 'Holen', bir yere gidip bir şeyi veya birini alıp geri getirme hareketini ifade eder.