verbieten
Çeviri
yasaklamak, menetmek
Örnekler
Der Arzt verbietet ihm das Rauchen.
Doktor ona sigara içmeyi yasaklıyor.
Hier ist das Parken verboten.
Burada park etmek yasaktır.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) verbieten (birine) (bir şeyi) yasaklamak Doktor ona sigara içmeyi yasaklıyor.
((j-m)) ((zu+Inf.)) verbieten (birine) (bir şey yapmayı) yasaklamak Oğlunun televizyon izlemesini yasaklıyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: untersagen, nicht erlauben; Zıt anlamlılar: erlauben, gestatten
Etimoloji
Ön ek 'ver-' (genellikle olumsuz anlamda) + 'bieten' (sunmak). Anlamı, izin sunmamak şeklinde gelişmiştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'forbid' kelimesini düşünün. 'for-' kısmı 'ver-'e benzer. 'Bieten' teklif etmek/sunmaktır. Yani bir şeyi 'yasaklıyorsunuz'.