Verb

bewegen

hareket ettirmek, duygulandırmak, kımıldatmak

Er kann den schweren Tisch nicht bewegen.

Ağır masayı hareket ettiremiyor.

Der Film hat mich sehr bewegt.

Film beni çok etkiledi.

Bewegen Sie sich langsam!

Yavaş hareket edin!

((bir şeyi)) hareket ettirmek Ağır masayı hareket ettiremiyor.

((birini)) duygulandırmak Film beni çok etkiledi.

hareket etmek hareket etmek Yavaş hareket edin!

Eş anlamlılar: (fiziksel) rücken, verschieben; (duygusal) rühren, berühren

'be-' öneki ve 'Weg' (yol) kelimesinden gelir. Bir şeyi yola koymak, yani 'hareket ettirmek' fikrini taşır.

İki anlamı olduğunu unutmayın: bir nesneyi fiziksel olarak 'hareket ettirmek' ve birini duygusal olarak 'etkilemek'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.