spüren
Çeviri
hissetmek, sezmek
Örnekler
Ich spüre die Wärme der Sonne.
Güneşin sıcaklığını hissediyorum.
Er spürte, dass etwas nicht stimmte.
Bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi hissetmek Ich spüre den kalten Wind.
((dass-Satz)) ...-dığını hissetmek Sie spürte, dass er log.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fühlen (hissetmek), wahrnehmen (algılamak), empfinden (duygusal olarak hissetmek)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'daki 'spurien' (izini sürmek) kelimesinden gelir. Anlamı, fiziksel bir 'Spur' (iz) takip etmekten, bir şeyi sezmeye evrilmiştir.
Hafıza İpuçları
Bir hayvanın avının kokusunu takip ettiğini düşünün. Onu 'spürt' (hisseder/sezer). Bu, sadece 'fühlen'den daha ince, sezgisel bir histir.