Verb

prüfen

kontrol etmek, test etmek, denetlemek, sınamak

Der Lehrer prüft die Hausaufgaben.

Öğretmen ödevleri kontrol ediyor.

Ich prüfe, ob alles in Ordnung ist.

Her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol ediyorum.

Man muss den Reifendruck regelmäßig prüfen.

Lastik basıncını düzenli olarak kontrol etmek gerekir.

((et4)) bir şeyi kontrol etmek Tamirci motoru kontrol ediyor. (Der Mechaniker prüft den Motor.)

((j-n)) birini sınamak Öğretmen öğrencileri sınıyor. (Der Lehrer prüft die Schüler.)

((et4)) ((auf+4)) bir şeyi bir şeye karşı test etmek Su, bakteri olup olmadığına karşı test ediliyor. (Man prüft das Wasser auf Bakterien.)

Eş anlamlılar: testen, untersuchen, kontrollieren; Zıt anlamlılar: ignorieren, übersehen

Eski Yüksek Almanca 'pruofōn' (test etmek, kanıtlamak) kelimesinden gelir, İngilizce 'prove' kelimesiyle ilgilidir.

Bir şeyi 'kanıtlamak' (prove) için onu 'prüfen' (test etmek) gerektiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.