Verb

retten

kurtarmak

Der Feuerwehrmann rettete das Kind.

İtfaiyeci çocuğu kurtardı.

Er rettete die Daten auf der Festplatte.

Sabit diskteki verileri kurtardı.

Sie rettete sich aus der Gefahr.

Kendini tehlikeden kurtardı.

((j-n/et4)) (birini/bir şeyi) kurtarmak İtfaiyeci çocuğu kurtardı.

((j-n/et4)) ((vor+3)) (birini/bir şeyi) bir şeyden kurtarmak Onu yangından kurtardı.

sich⁴ ((aus+3)) kendini bir şeyden kurtarmak Kendini tehlikeden kurtardı.

Eş anlamlılar: bergen (çıkarmak), befreien (özgürleştirmek); Zıt anlamlılar: gefährden (tehlikeye atmak), im Stich lassen (yüzüstü bırakmak)

Eski Yüksek Almanca 'retten' (kapıp kaçmak, kurtarmak) kelimesinden gelir.

Bir cankurtaranın birini sudan 'retten' (kurtardığını) hayal edin. Sesin kendisi, eylemin kendisi gibi kısa ve acildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.