stocken
Çeviri
duraksamak, kesilmek, pıhtılaşmak, tıkanmak
Örnekler
Der Verkehr stockt auf der Autobahn.
Otobanda trafik sıkışık.
Sein Atem stockte vor Schreck.
Korkudan nefesi kesildi.
Die Verhandlungen sind ins Stocken geraten.
Müzakereler durma noktasına geldi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) tıkanmak / durmak Trafik sıkışık.
((birinin)) nefesi kesilmek Nefesim kesildi.
Benzer Kelimeler
anhalten (durmak), zögern (tereddüt etmek), gerinnen (pıhtılaşmak)
Etimoloji
'der Stock' (sopa, baston) ile ilgilidir. Bir sopa gibi sert ve hareketsiz hale gelme fikri.
Hafıza İpuçları
Trafiğin yerdeki bir 'Stock' (sopa) gibi hareketsiz kaldığını veya konuşmanızın 'duraksadığını' hayal edin.