Verb

ab|finden

kabullenmek, razı olmak, tazminat ödemek

Er muss sich mit der Situation abfinden.

Durumu kabullenmek zorunda.

Sie fand ihn mit einer Geldsumme ab.

Onu bir miktar parayla tazmin etti.

sich ((mit+3)) abfinden bir şeyi kabullenmek Durumu kabullenmek zorunda.

((j-n)) ((mit et3)) abfinden birine bir şey ile tazminat ödemek Onu bir miktar parayla tazmin etti.

Eş anlamlılar: akzeptieren (kabul etmek), hinnehmen (katlanmak); Zıt anlamlılar: sich widersetzen (karşı koymak), protestieren (protesto etmek)

'ab-' (uzaklaşma, bitirme) ve 'finden' (bulmak) kelimelerinden oluşur. Bir şeyden kurtulmanın bir yolunu bulmak, yani ya durumu kabullenmek ya da birine ödeme yaparak konuyu kapatmak anlamına gelir.

Zor bir durumdan 'uzaklaşmanın' ('ab-') bir yolunu 'bulmak' (finden) olarak düşünün. Kendinizle ilgiliyse, durumu kabullenirsiniz. Başkasıyla ilgiliyse, gitmesi için ona tazminat ödersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.