Verb

an|hören

dinlemek, kulağa ... gibi gelmek, ifadesini almak

Ich höre mir gerne Musik an.

Müzik dinlemeyi severim.

Das hört sich gut an.

Kulağa hoş geliyor.

Der Richter muss den Zeugen anhören.

Hakim tanığı dinlemek zorunda.

sich3 et4 anhören ((bir şeyi)) dinlemek Bu şarkıyı dinliyorum.

sich4 wie et3 anhören ((... gibi)) kulağa gelmek Bu iyi bir fikir gibi geliyor.

j-n anhören ((birini)) dinlemek Patron, çalışanını dinlemeli.

Eş anlamlılar: zuhören, lauschen; Zıt anlamlılar: ignorieren, überhören

'an-' (yönelme) ön eki ve 'hören' (duymak) fiilinden gelir. Kulağını bir şeye 'doğru' yöneltmek anlamına gelir.

Kulağınızı sesin kaynağına 'an' (doğru/üzerine) koyduğunuzu hayal edin. Genellikle dönüşlü kullanılır: 'sich etwas anhören' (bir şeyi dinlemek).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.