bescheiden
Çeviri
mütevazı, alçakgönüllü, sade
Örnekler
Er ist ein sehr bescheidener Mensch.
O çok mütevazı bir insan.
Sie leben in bescheidenen Verhältnissen.
Mütevazı koşullarda yaşıyorlar.
Sein Wunsch war recht bescheiden.
İsteği oldukça mütevazıydı.
Dilbilgisi Kalıpları
((Sıfat)) + İsim mütevazı bir ~ ein bescheidener Wunsch
biri ((Sıfat))'dır biri mütevazıdır Sie ist sehr bescheiden.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: demütig (alçakgönüllü), anspruchslos (iddiasız); Zıt anlamlılar: arrogant (kibirli), angeberisch (gösterişçi)
Etimoloji
'scheiden' (ayırmak) fiilinden gelir. Anlamı 'ayırt edebilmek'ten 'yerini bilmek'e ve dolayısıyla 'mütevazı'ya evrilmiştir.
Hafıza İpuçları
'Bescheid wissen' (haberi olmak) ifadesiyle ilişkilendirin. 'bescheiden' olan biri kendi sınırlarını bilir.