Adjektiv

bröckelnd

ufalanan, çöken, dökülen

Die bröckelnde Fassade ist gefährlich.

Ufalanan cephe tehlikeli.

Die Unterstützung für die Regierung ist bröckelnd.

Hükümete olan destek çöküyor.

((sıfat)) + isim: Bir ismi doğrudan niteler. Die bröckelnde Mauer muss repariert werden.

sein + ((sıfat)): Yüklem sıfatı olarak kullanılır. Die alte Brücke ist bröckelnd.

Eş anlamlılar: zerfallend (çürüyen); Zıt anlamlılar: stabil (stabil), fest (sağlam).

'Ufalanmak' anlamına gelen 'bröckeln' fiilinden gelir ve 'der Brocken' (büyük parça) ile ilgilidir. Kelimenin tam anlamı 'küçük parçalara ayrılmak'tır.

Eski bir ekmeğin 'bröckelt' (ufalanıp) küçük 'Brocken' (parçalara) ayrıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.