Verb

durchwühlen

altını üstüne getirmek, didik didik aramak

Er durchwühlte die Schublade nach dem Schlüssel.

Anahtarı bulmak için çekmecenin altını üstüne getirdi.

Die Diebe haben das ganze Haus durchwühlt.

Hırsızlar bütün evi talan etmiş.

((et4)) bir yeri didik didik aramak Çantasını didik didik aradı.

((et4)) ((nach+3)) bir şeyi bulmak için bir yeri didik didik aramak Bir elbise bulmak için dolabı didik didik aradı.

durchsuchen (aramak), stöbern (karıştırmak)

'durch' (tamamen, baştan sona) + 'wühlen' (eşelemek, karıştırmak). 'Her yeri karıştırmak' anlamına gelen ayrılamayan bir fiildir.

Bir hırsızın bir çekmeceyi *baştan sona* ('durch') nasıl karıştırdığını ('wühlen') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.