Verb

ein|treten

içeri girmek, meydana gelmek, üye olmak, savunmak

Bitte treten Sie ein.

Lütfen içeri girin.

Der Erfolg ist nicht eingetreten.

Başarı gerçekleşmedi.

Er ist in den Verein eingetreten.

Kulübe üye oldu.

Sie tritt für die Rechte der Frauen ein.

Kadın haklarını savunuyor.

((in+4)) bir yere girmek Odaya girdi.

((für+4)) bir şeyi savunmak Barışı savunuyor.

bir şeyin meydana gelmesi Aniden bir sessizlik oldu.

Eş anlamlılar: betreten, hereinkommen; Zıt anlamlılar: austreten, verlassen

`ein-` (içeri) ön eki ve `treten` (adım atmak, basmak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'içeri adım atmak'tır.

Bir odaya 'adım atarak girdiğinizi' hayal edin. 'Meydana gelmek' anlamı için, bir olayın gerçeğe 'adım attığını' düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.