ertragen
Çeviri
dayanmak, katlanmak, tahammül etmek
Örnekler
Ich kann den Schmerz nicht ertragen.
Acıya dayanamıyorum.
Er erträgt keine Kritik.
Eleştiriye katlanamaz.
Sie ertrug ihr Schicksal mit Würde.
Kaderine onurla katlandı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4/j-n)) ertragen bir şeye/birine katlanmak Bu gürültüye katlanamıyorum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: aushalten, dulden; Zıt anlamlılar: genießen (keyif almak)
Etimoloji
'er-' ön eki (bir şeyi başarma, tamamlama) ve 'tragen' (taşımak) kelimelerinden oluşur. Zor bir durumu 'sonuna kadar taşımak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Ağır bir yükü (tragen) sonuna kadar (er-) 'taşımak' zorunda olduğunuzu hayal edin. İşte bu 'ertragen'dir.