Adjektiv

gehobelt

rendelenmiş, yontulmuş, kibar, rafine

Ich mag gehobelten Parmesan auf meiner Pasta.

Makarnamın üzerinde rendelenmiş Parmesan peyniri severim.

Er hat sehr gehobelte Umgangsformen.

Çok kibar tavırları var.

((niteleme)) bir isimden önce kullanılır gehobeltes Holz

((yüklem)) 'sein'den sonra kullanılır Onun tavırları 'gehobelt'.

Synonyms: rafine, kibar, nazik; Antonyms: kaba, yontulmamış

'hobeln' (rendelemek, yontmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Ahşabı pürüzsüzleştirme fikrinden, 'kibar, rafine' anlamına gelmiştir.

Bir marangozun 'Hobel' (rende) ile pürüzlü bir yüzeyi düzelttiğini hayal edin. Bu 'hobeln' eylemi, hem ahşap hem de davranışlar için 'gehobelt' (pürüzsüz, rafine) bir sonuç verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.