Verb

haften

yapışmak, sorumlu olmak, akılda kalmak

Der Aufkleber haftet gut auf dem Glas.

Çıkartma cama iyi yapışıyor.

Eltern haften für ihre Kinder.

Ebeveynler çocuklarından sorumludur.

Sein Blick haftete auf ihr.

Bakışları ona takılıp kalmıştı.

Der Geruch haftet in der Kleidung.

Koku giysilere siniyor.

((an/auf+3)) bir şeye yapışmak Der Aufkleber haftet an der Tür.

((für+4)) bir şeyden sorumlu olmak Eltern haften für ihre Kinder.

((j-m)) ((im Gedächtnis)) (birinin) aklında kalmak Das Bild haftet mir im Gedächtnis.

Eşanlamlılar: kleben, verantwortlich sein; Zıtanlamlılar: sich lösen, freisprechen

Bir şeyi 'tutmak' anlamında 'haben' (sahip olmak) ile ilgilidir.

Birinin sorumlu 'tutulduğu' 'Haft' (gözaltı/hapis) kelimesini düşünün. Veya cilde 'yapışan' bir 'Heftpflaster' (yara bandı).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.