Adjektiv

hektisch

telaşlı, aceleci, yoğun

Der Morgen war sehr hektisch.

Sabah çok telaşlıydı.

Er hat eine hektische Art zu sprechen.

Onun telaşlı bir konuşma tarzı var.

((yüklem)) telaşlı olmak sein + hektisch: Gün çok telaşlıydı.

((sıfat)) telaşlı bir gün ein hektischer Tag: Telaşlı bir gün geçirdik.

Eş anlamlılar: stressig, unruhig, eilig; Zıt anlamlılar: ruhig, gelassen, entspannt

Eski Yunanca 'hektikós' (alışılmış) kelimesinden gelir ve ateşli hastalıklarla ilgilidir. 'Ateşli bir şekilde meşgul' anlamı buradan gelişmiştir.

İngilizce'deki 'hectic' kelimesiyle aynı kökten gelir ve aynı anlama sahiptir. Sizi acele ettiren bir saatin 'hek-tik' sesini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.