Verb

hinaus|werfen

dışarı atmak, kovmak, işten atmak

Bitte wirf den alten Stuhl hinaus.

Lütfen eski sandalyeyi dışarı at.

Der Türsteher hat den Gast hinausgeworfen.

Fedai misafiri dışarı attı.

Die Firma musste ihn leider hinauswerfen.

Şirket maalesef onu işten atmak zorunda kaldı.

((j-n/et4)) ((aus+3)) (birini/bir şeyi) (bir yerden) dışarı atmak Ev sahibi sarhoş misafiri bardan dışarı attı.

Eş anlamlılar: entlassen, kündigen (işten atmak); hinausjagen (kovmak)

'hinaus' (dışarı) ve 'werfen' (atmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı atmak' demektir.

Çöpü kapıdan 'dışarı' (hinaus) 'attığınızı' (werfen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.