Verb

neigen

eğilimi olmak, eğmek, eğilmek

Er neigt zu Übertreibungen.

Abartma eğilimi vardır.

Sie neigte den Kopf zur Seite.

Başını yana eğdi.

Der Turm neigt sich leicht nach links.

Kule hafifçe sola eğiliyor.

((zu+3)) bir şeye eğilimi olmak Kıskançlığa eğilimi var. Er neigt zur Eifersucht.

((et4)) bir şeyi eğmek Başını eğdi. Sie neigte den Kopf.

((sich)) eğilmek Ağaç rüzgarda eğiliyor. Der Baum neigt sich im Wind.

Eş anlamlılar: tendieren, sich beugen; Zıt anlamlılar: ('eğilimi olmak' için) vermeiden

Eski Yüksek Almanca 'hneigan' (yaklaşmak, eğilmek) kelimesinden gelir. Hem fiziksel eğilme hem de bir şeye mecazi bir eğilim anlamı taşır.

Birinin bir 'Neigung' (eğilim) duyduğu şeye doğru başını 'neigen' (eğdiğini) hayal edin. Bu, fiziksel ve soyut anlamları birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.