Verb

offenbaren

açığa vurmak, ifşa etmek, belli etmek

Er offenbarte mir sein Geheimnis.

Bana sırrını açıkladı.

Die Wahrheit offenbarte sich langsam.

Gerçek yavaş yavaş ortaya çıktı.

Gott offenbarte sich dem Propheten.

Tanrı kendini peygambere gösterdi.

((et4)) offenbaren bir şeyi açığa vurmak Er offenbarte die Wahrheit.

((j-m)) ((et4)) offenbaren birine bir şeyi açıklamak Er offenbarte mir sein Geheimnis.

sich4 offenbaren ortaya çıkmak Die Wahrheit offenbarte sich.

Eş anlamlılar: ifşa etmek, ortaya çıkarmak; Zıt anlamlılar: gizlemek, saklamak

'offen' (açık) + '-bar' (-ebilir) + '-en' (fiil eki). Kelimenin tam anlamıyla 'açılabilir kılmak', dolayısıyla 'ortaya çıkarmak'.

Bir şeyi herkesin görmesi için 'offen' (açık) hale getirdiğinizi düşünün. Genellikle sırlar, gerçekler veya dini bir bağlamda (vahiy) kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.