Verb

ran|gehen

telefona bakmak, ele almak, yaklaşmak

Geh du bitte ans Telefon ran.

Lütfen telefona sen bak.

Wir müssen das Problem jetzt rangehen.

Bu sorunu şimdi ele almalıyız.

Er traut sich nicht, an sie ranzugehen.

Ona yaklaşmaya cesaret edemiyor.

((an+4)) rangehen birine/bir şeye yaklaşmak Ona yaklaşmaya cesaret edemiyor.

((an+4)) rangehen bir şeyi ele almak Bu sorunu şimdi ele almalıyız.

sich nähern, anpacken, beginnen

ran- öneki (heran- 'doğru' kelimesinin kısaltması) + gehen ('gitmek'). Kelimenin tam anlamıyla 'doğru gitmek'.

Telefona cevap vermek veya bir sorunu ele almak için koşarak ('ran' gibi) gitmeniz ('gehen') gerektiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.