Verb

ticken

tıkırdamak, düşünmek (argo), çalışmak (argo)

Die Uhr tickt sehr laut.

Saat çok sesli tıkırdıyor.

Ich verstehe nicht, wie er tickt.

Onun nasıl düşündüğünü anlamıyorum.

Du tickst doch nicht richtig!

Senin kafan yerinde değil!

((geçişsiz)) tıkırdamak Eski dede saati artık tıkırdamıyor.

((geçişsiz, argo)) düşünmek, çalışmak Senin nasıl düşündüğünü tam olarak biliyorum.

schlagen (saatin çalması), klopfen (vurmak)

Yansıma bir kelime, bir saatin 'tık-tak' sesini taklit eder.

Bir saatin 'tık-tak' sesini hayal edin. 'Düşünmek' argo anlamı için, birinin beynindeki saat mekanizmasının tıkırdadığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.