Verb

aus|liefern

teslim etmek, dağıtmak, iade etmek (suçlu)

Der Paketdienst liefert die Ware aus.

Kargo şirketi malları teslim ediyor.

Der Verdächtige wurde an die Polizei ausgeliefert.

Şüpheli polise teslim edildi.

Man ist der Situation hilflos ausgeliefert.

İnsan bu duruma çaresizce maruz kalıyor.

((bir şeyi)) ((birine)) teslim etmek Der Paketdienst liefert die Ware an die Kunden aus.

((birini)) ((birine)) teslim etmek Der Verdächtige wurde an die Polizei ausgeliefert.

((birinin/bir şeyin)) insafına kalmak Man ist der Situation hilflos ausgeliefert.

Eş anlamlılar: zustellen (posta teslim etmek), übergeben (vermek)

'aus-' (dışarı) ve 'liefern' (tedarik etmek, teslim etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı teslim etmek' demektir.

Bir kuryenin bir paketi 'dışarı (aus) teslim ettiğini (liefern)' hayal edin. Edilgen yapı 'ausgeliefert sein', birinin eline 'teslim edilmiş' olmak, yani onun insafına kalmak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.