Verb

an|zeigen

göstermek, bildirmek, ihbar etmek, dava açmak

Er vergaß, den Diebstahl anzuzeigen.

Hırsızlığı bildirmeyi unuttu.

Das Gerät beginnt, einen Fehler anzuzeigen.

Cihaz bir hata göstermeye başlıyor.

Sie drohte, ihn bei der Polizei anzuzeigen.

Onu polise ihbar etmekle tehdit etti.

((bir şeyi)) bir şeyi göstermek Termometre 30 dereceyi gösteriyor.

((birini)) ((bir yere)) birini bir yere şikayet etmek Komşusunu polise şikayet etti.

melden (bildirmek), berichten (rapor etmek), darstellen (göstermek)

'an-' (-e) ön eki + 'zeigen' (göstermek). Kelimenin tam anlamıyla 'birine göstermek' veya 'işaret etmek', bu da 'belirtmek' veya 'ihbar etmek' anlamına gelmiştir.

Bir ekranın 'üzerinde' ('an') bilgi 'gösterdiğini' ('zeigen') veya bir hırsızı polise 'ihbar ettiğinizi' ('anzeigen') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.