Adjektiv

aufgelöst

çözülmüş, perişan, dağıtılmış

Der Zucker hat sich im Wasser aufgelöst.

Şeker suda çözüldü.

Sie war nach der Nachricht völlig aufgelöst.

Haberden sonra tamamen perişan oldu.

Die Versammlung wurde aufgelöst.

Toplantı dağıtıldı.

çözünmek sich auflösen Şeker suda çözüldü.

perişan olmak aufgelöst sein Haberden sonra tamamen perişan oldu.

dağıtılmak aufgelöst werden Toplantı dağıtıldı.

Eş anlamlılar: (perişan) şaşkın, altüst; (dağıtılmış) bitmiş; Zıt anlamlılar: (perişan) sakin, soğukkanlı

'auf-' (yukarı, açma) ve 'lösen' (çözmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bir şeyin 'çözülüp açıldığı' veya 'sona erdiği' anlamına gelir.

Bir tabletin suda 'çözündüğünü' (aufgelöst) hayal edin. Aynı şekilde, bir kişinin duyguları (perişan olmak - 'aufgelöst' sein) veya bir grup da 'dağılabilir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.