Adjektiv

aufgeschlossen

açık fikirli, sosyal, yeniliklere açık, kilitli olmayan

Er ist ein sehr aufgeschlossener Mensch.

O çok açık fikirli bir insan.

Sie ist neuen Ideen gegenüber aufgeschlossen.

Yeni fikirlere karşı açık.

Das Fenster war die ganze Nacht aufgeschlossen.

Pencere bütün gece kilitli değildi.

((gegenüber+3)) (bir şeye) karşı açık olmak Sie ist neuen Vorschlägen gegenüber aufgeschlossen.

((sıfat olarak)) sıfat olarak kullanılır Ein aufgeschlossenes Team arbeitet besser zusammen.

Eş anlamlılar: offen, tolerant, kontaktfreudig; Zıt anlamlılar: verschlossen, engstirnig

'auf-' (açık) ve 'geschlossen' (kapalı) kelimelerinden gelir. 'Açılmış' bir şeyi ifade eder.

Zihni yeni fikirlere 'kapalı' değil, 'açık' veya 'kilidi açılmış' birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.