Verb

aus|machte

kapattı, oluşturdu, önemliydi, fark etmedi

Er machte das Licht aus.

Işığı kapattı.

Das machte mir gar nichts aus.

Bu beni hiç rahatsız etmedi.

Ihr Mut machte den Unterschied aus.

Onun cesareti fark yarattı.

((et4)) ausmachen bir şeyi kapatmak Işığı kapattı.

((et4)) ausmachen bir şeyi oluşturmak Bu, toplamın %10'unu oluşturuyor.

((j-m)) nichts ausmachen birisi için fark etmemek Hava onun için fark etmedi.

((et4)) mit ((j-m)) ausmachen birisiyle bir şey kararlaştırmak Bir buluşma noktası kararlaştırdılar.

Eş anlamlılar: ausschalten (kapatmak), betragen (tutmak); Zıt anlamlılar: anmachen (açmak), einschalten (açmak)

'aus' (dışarı, kapalı) ön eki ve 'machen' (yapmak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı yapmak' veya 'kapatmak', 'kapatmak' veya 'oluşturmak' gibi anlamlara gelir.

Işığı 'yaparak' (machen) 'dışarı' (aus) çıkarmayı, yani kapatmayı düşünün. 'Oluşturmak' anlamı için, bir bütünü neyin 'oluşturduğunu' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.