bleiben
Çeviri
kalmak, durmak
Örnekler
Ich bleibe heute zu Hause.
Bugün evde kalıyorum.
Er bleibt immer ruhig.
O her zaman sakin kalır.
Es bleibt keine Zeit mehr.
Artık zaman kalmadı.
Dilbilgisi Kalıpları
((yer+dat)) bleiben ((bir yerde)) kalmak Ich bleibe im Bett.
((kişi/şey+dat)) bleiben ((bir şeye)) sadık kalmak Ich bleibe bei meiner Meinung.
((sıfat)) bleiben ((bir durumda)) kalmak Bleib gesund!
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verweilen (oyalanmak), ausharren (sebat etmek); Zıt anlamlılar: gehen (gitmek), verlassen (ayrılmak)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'blīban' kelimesinden gelir. İngilizce 'leave' (geride kalmak anlamında) kelimesiyle ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
Bir köpeğe 'Bleib!' (Kal!) diye komut verdiğinizi hayal edin. Bu temel bir fiildir.