Verb

brüten

kuluçkaya yatmak, üzerinde düşünmek, bunaltıcı sıcak olmak

Die Henne brütet ihre Eier aus.

Tavuk yumurtalarını kuluçkaya yatırıyor.

Er brütet über einem schwierigen Problem.

Zor bir problem üzerinde kafa yoruyor.

Die Sonne brütet über der Stadt.

Güneş şehrin üzerinde yakıcı bir şekilde parlıyor.

((et4)) ausbrüten bir şeyi kuluçkadan çıkarmak Tavuk yumurtaları kuluçkadan çıkarıyor.

über+4 brüten bir şey üzerinde kafa yormak Bir problem üzerinde kafa yoruyor.

(şahıssız) bunaltıcı sıcak olmak Bugün hava yine bunaltıcı.

Eş anlamlılar: grübeln (derin düşünmek), nachdenken (düşünmek); Zıt anlamlılar: handeln (harekete geçmek)

Eski Yüksek Almanca 'bruoten' (ısıtmak) kelimesinden gelir ve 'Brut' (kuluçka) ile ilgilidir. Temel fikir sıcaklık ve gelişimdir.

Bir tavuğun yumurtaları üzerinde kuluçkaya yatmasını (brüten) düşünün. Aynı şekilde, bir insan da bir sorun üzerinde uzun uzun düşünebilir (brüten).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.