Verb

dringen

ısrar etmek, sızmak, içine işlemek, baskı yapmak

Er dringt auf eine schnelle Entscheidung.

Hızlı bir karar için ısrar ediyor.

Wasser dringt durch das Dach.

Çatıdan su sızıyor.

Der Lärm dringt bis zu uns.

Gürültü bize kadar ulaşıyor.

((auf+4)) dringen bir şeyde ısrar etmek Hızlı bir cevap için ısrar ediyor.

((durch+4)) dringen bir şeyin içinden sızmak Su, duvarın içinden sızıyor.

((in+4)) dringen bir şeyin içine girmek Duman odaya girdi.

Eş anlamlılar: drängen (zorlamak), bestehen auf (ısrar etmek), durchkommen (içinden geçmek)

Eski Yüksek Almanca'da 'bastırmak' veya 'itmek' anlamına gelen 'dringan' kelimesinden gelir. İngilizce 'throng' (kalabalık) kelimesiyle kökteştir.

Bir sesin duvardan 'içeri sızdığını' (dringen) veya birinin kendi görüşünde 'ısrar ettiğini' (dringen) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.