Nomen

der Widerspruch

çelişki, itiraz, karşı çıkma

Seine Aussage steht im Widerspruch zu den Fakten.

Onun ifadesi gerçeklerle çelişiyor.

Ich muss hier Widerspruch einlegen.

Burada itiraz etmeliyim.

Das ist ein Widerspruch in sich.

Bu kendi içinde bir çelişki.

im Widerspruch zu et3 stehen ((bir şeyle)) çelişmek Sözleri eylemleriyle çelişiyor.

Widerspruch einlegen ((gegen+4)) ((bir şeye)) itiraz etmek Karara itiraz edildi.

Eş anlamlılar: Einwand (itiraz), Gegensatz (zıtlık); Zıt anlamlılar: Zustimmung (onay), Übereinstimmung (uyum)

'wider' (karşı) + 'Spruch' (söz, ifade). Kelimenin tam anlamıyla 'karşı-söz'.

Birinin söylenen bir şeye 'karşı' ('wider') bir 'söz' ('Spruch') söylediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.