Adjektiv

eingestuft

sınıflandırılmış, derecelendirilmiş, kategorize edilmiş

Der Film wurde als jugendfrei eingestuft.

Film her yaşa uygun olarak sınıflandırıldı.

Das Dokument ist als geheim eingestuft.

Belge gizli olarak sınıflandırılmıştır.

Er wurde in die höchste Stufe eingestuft.

En yüksek seviyeye derecelendirildi.

als et4 eingestuft olmak (~ olarak sınıflandırılmak) Kitap çok satan olarak sınıflandırıldı.

in+4 eingestuft olmak (~e sınıflandırılmak) Sporcu en yüksek sınıfa derecelendirildi.

klassifiziert (sınıflandırılmış), kategorisiert (kategorize edilmiş), bewertet (derecelendirilmiş)

'ein-' (içine) ve 'Stufe' (basamak, seviye, derece) kelimesinden türetilen 'gestuft' kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'bir seviyeye konulmuş' demektir.

Nesneleri bir merdivenin farklı 'basamaklarına' (Stufe) 'koyduğunuzu' (ein-) hayal edin. Bu 'sınıflandırmaktır' (einstufen).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.