Verb

aus|brechen

kaçmak, patlak vermek, püskürmek, birden başlamak

Ein Feuer ist im Haus ausgebrochen.

Evde bir yangın çıktı.

Der Gefangene versuchte auszubrechen.

Mahkum kaçmaya çalıştı.

Sie brach plötzlich in Tränen aus.

Aniden gözyaşlarına boğuldu.

((+Dativ)) bir yerden kaçmak Mahkum hapishaneden kaçtı. (Der Gefangene ist aus dem Gefängnis ausgebrochen.)

((+Akkusativ)) bir şeye boğulmak Kahkahalara boğuldu. (Sie brach in Gelächter aus.)

Eş anlamlılar: entkommen (kurtulmak), fliehen (kaçmak)

'aus-' (dışarı) öneki ve 'brechen' (kırmak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'kırıp dışarı çıkmak'tır.

Bir şeyin bir yerden 'kırarak dışarı çıktığını' hayal edin: hapishaneden bir mahkum, patlayan bir yanardağ veya başlayan bir yangın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.