Verb

entlassen

işten çıkarmak, tahliye etmek, taburcu etmek

Die Firma hat zehn Mitarbeiter entlassen.

Şirket on çalışanı işten çıkardı.

Der Patient wurde aus dem Krankenhaus entlassen.

Hasta hastaneden taburcu edildi.

Der Gefangene wird morgen entlassen.

Mahkum yarın tahliye edilecek.

((j-n)) entlassen birini işten çıkarmak Şirket onu işten çıkarmak zorunda kaldı. (Die Firma musste ihn entlassen.)

((j-n)) ((aus+3)) entlassen birini bir yerden taburcu/tahliye etmek Hasta hastaneden taburcu edildi. (Der Patient wurde aus dem Krankenhaus entlassen.)

Eş anlamlılar: kündigen (işten çıkarmak), freisetzen (serbest bırakmak); Zıt anlamlılar: einstellen (işe almak), anstellen (işe almak)

'ent-' (uzaklaşma) öneki + 'lassen' (bırakmak, izin vermek). Kelimenin tam anlamıyla 'gitmesine izin vermek' demektir.

Parçalara ayırın: 'ent-' (uzak) + 'lassen' (bırakmak). Birini bir işten, hastaneden veya hapishaneden 'gitmesine izin vermek'. Bu, tüm ana anlamlarını kapsar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.