Verb

erwarten

beklemek, ummak

Ich erwarte einen wichtigen Anruf.

Önemli bir telefon bekliyorum.

Wir erwarten Gäste zum Abendessen.

Akşam yemeği için misafir bekliyoruz.

Was erwartest du von dem neuen Job?

Yeni işten ne bekliyorsun?

((et4)) erwarten bir şey beklemek Bir mektup bekliyorum.

((et4)) ((von+3)) erwarten birinden bir şey beklemek Senden daha fazlasını bekliyorum.

erwarten, ((dass ...)) ... olmasını beklemek Onun yakında gelmesini bekliyorum.

Eş anlamlılar: hoffen auf, rechnen mit; Zıt anlamlılar: bezweifeln (şüphe etmek)

'er-' ön eki + 'warten' (beklemek). 'er-' ön eki bir eylem yoluyla bir şeyi başarmayı gösterebilir, bu nedenle 'bekleyerek başarmak' -> beklemek, ummak.

Bunu 'warten' (beklemek) kelimesinin yoğunlaştırılmış bir versiyonu olarak düşünün. Sadece beklemiyorsunuz, bir şeyin olmasını 'bekliyorsunuz', yani onu umuyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.